Bergama akropolündeki dik yamaca oyulmuş antik tiyatro, sabah sisi içinde.
Tarih & Antik

Bergama (Pergamon)

Egeİzmir39.1324, 27.1841

Fotoğraf: Giorgio Galeotti · CC BY-SA 4.0 · kaynak

İzmir'in kuzeyinde, dik bir tepenin üstüne kurulmuş Helenistik başkent: dünyanın en dik antik tiyatrosu, bir kütüphane efsanesi ve ovada antik çağın hastanesi.

Neden görülmeli

Bergama, antik adıyla Pergamon, MÖ 3. yüzyılda Attalos hanedanının başkenti oldu ve kısa sürede Akdeniz’in en güçlü kültür merkezlerinden birine dönüştü. Kentin ayrıcalığı konumundan gelir: şehir ovaya değil, ovadan 300 metre yükselen dik bir tepenin sırtına, teraslar hâlinde kurulmuştur. Yukarı çıktığınızda ayaklarınızın altında bütün Bakırçay ovası açılır.

Buranın en çarpıcı yapısı tiyatrodur. Yamaca oyulmuş seksen sıralı basamak, dünyanın bilinen en dik antik tiyatrosunu oluşturur — oturduğunuz yerden aşağı bakmak biraz cesaret ister.

Pergamon aynı zamanda bir kütüphane şehriydi. Rivayete göre İskenderiye ile rekabet o kadar kızıştı ki Mısır papirüs ihracatını kesti; Pergamonlular da deriden yazı malzemesi geliştirdi. Bugün kullandığımız parşömen kelimesi, kentin adından gelir.

Akropol, Asklepion ve Kızıl Avlu

Bergama tek bir alan değil, birbirinden ayrı üç bölümdür ve üçü de ayrı ayrı gezilir.

Akropol, tepedeki asıl kenttir: tiyatro, Trajan Tapınağı, kütüphanenin temelleri ve ünlü Zeus Sunağı’nın platformu buradadır. Sunağın kabartmalı bölümleri 19. yüzyılda Almanya’ya götürüldü ve bugün Berlin’de sergileniyor; yerinde yalnızca temeli var.

Asklepion, ovadaki sağlık merkezidir ve belki de daha ilginç olanıdır. Antik çağın en önemli şifa merkezlerinden biriydi; hastalar burada su kürleri, telkin, müzik ve rüya yorumuyla tedavi edilirdi. Ünlü hekim Galenos burada yetişti. Sütunlu yol, tedavi tünelleri ve küçük tiyatro ayaktadır.

Kızıl Avlu (Serapis Tapınağı), şehir merkezinde duran devasa kırmızı tuğla yapıdır. Mısır tanrısı Serapis için yapılmış, sonra kiliseye çevrilmiştir.

Nasıl gezilir

Akropole yürüyerek çıkmak mümkün ama dik ve uzundur; teleferik çok daha pratiktir ve iniş manzarası ayrıca güzeldir. Üç alan da Bakanlığa bağlıdır, dolayısıyla Müzekart ya da Museum Pass üçünü de kapsar.

Sıralama önerisi: sabah erken akropol, öğleden sonra Asklepion, dönüşte Kızıl Avlu. Akropolde hiç gölge yoktur ve mermer güneşi yansıtır — şapka ve su şart. Bergama Müzesi, alanlardan çıkan buluntularla hikâyeyi tamamlar.

Bilinmesi gerekenler

Kent 2014’te “Pergamon ve Çok Katmanlı Kültürel Peyzajı” adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Buradaki “çok katmanlı” ifadesi önemlidir: Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı katmanları aynı tepede üst üste durur. Modern Bergama da bu katmanların üstünde yaşamaya devam eden bir ilçedir; ören yerinden çıkıp çarşıda yürümek geziyi tamamlar.

Kaynaklar ve son kontrol

Son kontrol:

Ücret, saat ve sezonluk kurallar değişebilir; ziyaretten önce resmî kaynaktan teyit edin.

En iyi zaman
Nisan-mayıs ve eylül-ekim; akropolde gölge yoktur, yaz öğleleri zorlayıcıdır.
Nasıl gidilir
İzmir'e yaklaşık 110 km. Akropole teleferikle çıkılır; Asklepion ve Kızıl Avlu şehir içindedir.
Koordinatlar
39.1324, 27.1841
Yakında
Bergama · Asklepion · Kızıl Avlu · Allianoi

Bu bölgedeki yerler