Akdeniz, Türkiye’nin kıyı ile dağın en sert biçimde buluştuğu bölgesidir. Likya kentleri denizin hemen kenarında başlar, arkalarında iki bin metreyi aşan Toroslar yükselir. Bu yakınlık, aynı gün içinde antik bir tiyatroda, turkuaz bir koyda ve serin bir kanyonda olabilmeyi mümkün kılar.
Bölgeyi diğerlerinden ayıran, doğa ile tarihin ayrı duraklar değil, tek bir manzaranın parçaları olmasıdır. Patara’da kumulların ardındaki antik kent, Kekova’da suyun altına inen kalıntılar, Köprülü Kanyon’da Roma köprüsünün altından geçen nehir bunun örnekleri. TürkiyeCennet’in ilk içerikleri bu bölgede yoğunlaşıyor; sıradaki çalışmalar da buradan genişleyecek.
Bu bölgedeki yerler
9 yer
Aspendos
Dünyanın en iyi korunmuş Roma tiyatrolarından birine ev sahipliği yapan antik kent.

Çıralı & Yanartaş
Caretta yuvası bir plaj, antik Olympos ve kayadan yükselen doğal alevler.

Kaputaş Plajı
Kaş ile Kalkan arasında, dik kayalıkların arasına saklanmış turkuaz bir koy.

Kekova
Suların altındaki antik kalıntılarıyla ünlü, kanoyla gezilen sakin bir ada bölgesi.

Köprülü Kanyon
Rafting rotaları, çam ormanı ve suyun üstünde duran antik bir Roma köprüsü.

Patara
Türkiye'nin en uzun plajlarından biriyle bütünleşen antik bir Likya kenti.

Saklıkent Kanyonu
Muğla'da, Fethiye yakınında; dik kaya duvarları arasından soğuk suyun aktığı, milli park statüsündeki derin bir kanyon.

Salda Gölü
Beyaz kıyıları ve turkuaz suyuyla anılan, krater kökenli derin bir göl.

Tahtalı Dağı
Teleferikle denizden zirveye çıkılan, kıyı manzarasına hâkim yüksek bir dağ.
Hazırlanan rotalar
içerik hazırlanıyorBu noktalar için sayfa henüz yayında değil. Sıradaki çalışma bu bölgede devam edecek.
- Olympos
- Termessos
- Adrasan
- Sagalassos
